Dadaizm, dünyanın, insanların yıkılışından umutsuzluğa düşmüş, hiçbir şeyin sağlam ve sürekli olduğuna inanmayan kimselerin ruhsal durumlarının sonucuydu. Tristan Tzara, iki hecesinin anlamsızlığı yüzünden dostlarını coşturan bu sözcüğü 1916 yılında Zürich'te bir kahvede ortaya koymuştu. Ve Dada Bildirisini 1918 yılında yayınlamıştı.
Dadacılar savaşın ardından gelen boğuntu ve dengesizliği, derinden derine duyduklarından, dada gerçekte onların bir yaşama formülü arayışlarıydı. Yalnız eserleri değil, yaşamları da dada'ydı onların.yani yaşamları, sanata karşı olduğu gibi topluma ve yaşama karşı da sürekli bir başkaldırıştı. Dadacılar halkı şaşkınlığa düşürmek ve uyuşukluğundan kurtarmak istiyorlardı.
Bu akım, özü gereğince, ortak estetik nitelemelerin dışına çıkıyordu. Çünkü Dadacılar, dünyasal şeylerin boşunalığını derinden derine duyuyorlardı. Yaşamın sınırlayışlarını aşabilmek için, hangi düzenle ilgili olursa olsun, bütün geleneksel buyrukları çiğnemek istiyorlardı. Bütün değerler düzeni ortadan kaldırılarak, yapılması gerekenle gerekmeyen arasındaki ayrım yok edilmeye çalışılıyordu. Düşünceyi oluşumunun ilk atılımında yakalayabilmek için, aklınızdan geçenleri olduğu gibi yapmanız gerekliydi.
1926 yılının 26 Mayısında sonuncu dada gösterisi yapıldı. Dada, durumu gereğince er geç kendi kendini yok edecekti. Sonuçta, düşünceyi bütün önyargılardan kurtarmış, böylece de sürrealizmin hazırlayıcısı olmuştu.
Dadacıların gürültülü gösterileri, topluma durmadan hakaret etmeleri, küçümsemeleri insanı tutsak eden iki yüzlülükten kurtulmak isteyişlerindendi. Herkes gibi davranma zorunluluğuna katlanamıyorlardı. Dada, klasik insan kavramını yıkmıştı, yeni bir kavram yaratmak sürrealistlere düşmüştü.
Daha önce kubizm ve gelecekçiliğin kuklalarını Seine nehrine atan Quatz'Arts Okulu öğrencileri 1921 yılında Dada' nın kuklasını da Seine nehrine attılar.
Yazınızı ilgiyle okudum devamınımerakla bekleyecem bu arada gecte olsa yeni yıl mesajınızı gördüm cok teşekkür ederim. bende zamanında yanıtlamak isterdim fakat bilgisayarım bozuktu yapılması zaman aldı epeyce malum ülkede işini gercek anlamda iyi yapan insan sayısı bir hayli az:) gecte olsa sayfanızı tekrar dolaşmak guzel oldu.. selamlar